Boş

Selam,

Klavyemin pillerini değiştirdikten sonra tekrar karşınızdayım. Buraya yazmayalı oldukça zaman oldu. Aylardır yazmamamın sebebi klavyemin pilleriydi(!). Ayrıca klavye ve ekran yerine kalem ile kağıt kullanarak yazdığım yazılardan çok daha keyif aldığımı fark ettim. Bahane arayacağım ya bulmak hiç zor değil. Her neyse…

Benim çokça şikayetim var. Neden kimse işini hiç iyi yapmıyor? Aldığı paraya, çevresindeki gözlerin neye baktığına bakıyor? Neden herkesin her yerde bir tanıdığı var? Neden herkes hak etmediği yerlerde? Bu insanlık iyice zıvanadan çıktı. Kör tavuk gibi sağdan sola koşar olmuşlar, haberleri yok.

Çok büyük bir çöküş dönemi yaşadım. Her şey gözüm gibi sahiplendiğim, üzerinde inanılmaz emeğin olduğu roketimizin elenmesiyle başladı. İlk aşamada 2. olan bir takımdan bahsediyorum. 2. aşamada elendi. Harcanan o kadar para, emek, zaman, kan, ter ve gözyaşı boşa gitti; düzgün bir sebep dahi iletilmeden baraj altı puanla diskalifiye edildi. Neden? Bu sorunun yanıtı yok, arkadaşlar. Cevap vermiyorlar. Cevap için çok darladım. Çünkü kabul edilemez bir sonuçtu benim için. Geçen takımlara haksızlık etmek istemem. Ama geçen birkaç takımın raporlarını gördüm ve gerçekten torpil meselesiyle ilk burada karşı karşıya geldim. 2. aşama için sunduğumuz raporu şimdi okusalar, eminim ne kadar büyük bir hata yaptıklarının farkına varırlar. Belki farkındaydılar da… Ben o roketi atacağım. Göreceksiniz sizler de. Onları rezil edeceğim.

Sonrasında şu anda 3-4 ay önce yıllardır emek verdiğim ve kendimi geliştirmeye çalıştığım mesleğimde staj arayışına koyuldum. Öyle bir döneme denk gelmişim ki, bu kendimi geliştirme çabalarının bazı kesimler için boşuna olduğunun farkına vardım. Tek aradıkları şey tanıdık bir isim. Tanıdık bir sima. Staj aramayı da çok iyi bilirim bu arada. Benim beceriksizliğim sanmayın. 30-40 tane şirket… Taramadığım Teknokent – OSB şirket listesi bırakmadım. E-posta kutumu açsam ağzınız açık oturur izlersiniz. Ankara’da yaptığı işi beğendiğim bütün şirketlere mail attım. LinkedIn’den oralarda çalışan mühendisleri mesaj bombardımanına tuttum. Kim bilir neler söylemişlerdir. O derece canlarını sıktım. Referans denilen olay tamamen ortadan kalkmış ve yerini olduğu gibi torpile bırakmış. Hak ettiğim yerlerde hak etmeyen insanların olması beni inanılmaz bir sinir silsilesine sürüklüyor. Haberiniz olsun, arkanızdan çok pis küfrediyorum. Bu durum beni daha da hırslandırıyor. Torpil ile referansı karıştıranlara Oğuz Ergin hocanın bu konuyla ilgili videosunu öneririm. Gerçi siz oturup bunu da izlemezsiniz de, neyse. Referans ile hak ederek bir yerlere girmiş arkadaşlara can feda. Boşuna bu lafları üzerinize alınmayın.

Bütün bu şirketlerden gelen ret cevapları, yanıtsız bırakılan maillerden sonra çok tatlı iki adama denk geldim LinkedIn’den. İşte orada umutlarım az da olsa yeşerdi. Biri aday donanım tasarım mühendisine ihtiyaçları olduğunu iletti. Özgeçmişimi de beğendiğini söyleyerek İK müdürünün mailini verdi ve onu da mail CC kısmına eklememi istedi. Diğer mühendis de direkt İK ile görüşerek bana özel kontenjan istedi. Sonrasında İK ile mülakata girdim. Tabiri caizse bana hayran kaldılar -çok sinirliyim bazı kesimlere, ondan dolayı bu yazıda benden mütevazilik beklemeyin-. Şirket Hürkuş’un iniş sistemlerini ve daha birçok büyük savunma sanayi firmasının işlerini yapan oldukça güzel bir şirketti. İsmi de UDEA -bakmak isteyen olursa diye-. Ancak ne uzun dönem staj imkanı sunuyorlardı ne de aday mühendislik. Bu beni çok üzmüştü açıkçası. Özellikle bana referans olan mühendisin bizim bölümün efsanelerinden biri olduğunu Özcan Hoca’dan öğrendiğimde üzüntüm daha da artmıştı. Kabul ettim, ancak sonrasında istediğim bu fırsatları sunan başka şirketler bulursam reddedeceğimi ilettim. İlk şirkete gelecek olursak, ismi ASISGUARD. İK Müdürü mailime dönmüştü, ancak o kadar yoğun bir takvimleri vardı ki bir türlü görüşememiştik. Her yerden takip ederek fırsat kolladım. Özgeçmişimi alıp çatkapı gidecektim artık. Beklemem sonucunda o fırsatı yakaladım. Hacettepe Kariyer Fuarı’nda olacaklardı. Ben de gittim ve tanıştım, görüştüm. Bu çabama hayran kaldılar. Gerçekten mutluyum şu anda burada olduğum için. Umarım daha da güzel unvanlarla devam ederim burada.

Sonrasında yanıtsız bırakılan maillerime çoğu şirket dönüş yaptı. Red cevabı vererek üzüntülerimi ilettim. Bu şirketleri de buraya bırakayım. Torpil aramadan kaliteli adam arayışındalar. Belki siz de benimle aynı mağduriyet içerisindesinizdir. İşinize yarar umarım.

Robit TeknolojiLinkas3EOtonom TeknolojiPlan-S

Bir isyanım da başka bir yerde gene aynı şeyden ötürü. Bu ne kalitesizlik arkadaşım? Deneyap Atölyeleri’nde ileri robotik eğitmeniyim 2 aydır. Gerçekten gençlik için yapılmış müthiş bir girişim. Müthiş bir vakıf çalışması. Atölyelerde az da olsa eksik var, ancak öğrencileri harika seçmişler. Hepsi birbirinden zeki, canavar gibi çocuklar. Öğrenmeye o kadar açlar ki gözlerinden okuyabiliyorsunuz. Tek eksikleri günümüzde insanlığın en büyük sorunu olan dikkat süreleri. Hemen dikkatleri dağılıyor. Derste tutmak özellikle küçük yaşlarda az da olsa zor. Bu atölye adı üzerinde ileri robotik. Temel her şeyde iyi düzeyde bilgi sahibi olarak buraya gelmiş olmaları lazım. Ancak çok az şey öğretebilmişler çocuklara. Algoritma ve programlama mantıklarını oturtamamışlar. Elektronik bilgisinden hiç bahsetmiyorum bile. Yanık kokusunu takip ediyorum resmen sınıfta. Kısa devre yaptıran yaptırana. Neyse ki hızlı öğreniyorlar. Ama beni de bitiriyorlar. Pazar günleri eve geldiğimde resmen bayılıyorum. 4-5 ders oldu ama sanki 20 derslik bilgi yüklendi kafalarına. Geleceğimiz parlak.

Geleceğimiz parlak ama onları parlatanlar olduğu sürece parlak. Eğitmenler çok kalitesiz ve vasıfsız. Yani sorun gerçekten çocuklarda değil arkadaşlar. Sunum hazırlamadan derse geliyorlar. Ellerine verilen müfredat dokümanından dersi işliyorlar. Çocuklara ham bilgiyi aktarmaya çalışıyorlar. Gerçekten çok yazık. Eğitmenleri iyi seçememişler, ona çok üzüldüm. Robotikten çoğu bir haberler. Basit bir joystick programını daha kendileri düzgün anlayamıyorlar. Çocuklara nasıl anlatsınlar? Çocukların bazen sorularla hocalarını kilitleyip bıraktığını gördüm. Başta koşup yardım ediyordum, hemen kodu açıklıyordum, ama artık yapmıyorum. Kendi yetersizliklerinin farkına varsınlar diye.

Emin olun, benim bu çabam boşa değil. Hepsine derslerin başında genel kültürleri artsın diye teknolojinin her dalından, gelişmelerden farklı farklı konulardan bahsediyorum. Biraz da olsa ufuklarını açmak için.

Ya isyanımı şuradan anlayın. Çocuklara yazdıkları Arduino kodlarının C++ olduğunu kimse söylememiş. Ellerindeki Deneyap kartlarının özelliklerinden, tasarımından ve üretiminden bir haberlerdi. Bu konudaki eksikliklerini listeleyip eğitim sonunda bir belge halinde Ankara Deneyap sorumlusuna ileteceğim.

Daha yazsam yazarım da herkes bana düşman olmasın.

Bu çapsız insalıktan kurtulmak dileği ile…



Yorum bırakın