Selam,
5 gün boyunca Cudi, Gabar ve Namaz dağını tepeden tepeye, ordan oraya, karış karış gezdim. Tepelerde o eşsiz manzaraya hayran kaldım. Ankara’ya döneli 2 gün oldu ama yaşadıklarımın, gördüklerimin ve hissettiklerimin tadı hala damağımda. Ülkemin her yeri ayrı güzel ve ben buna tekrar ikna oldum.
Dürüst olacağım gitmeden önceki beklentim pek de iyi değildi. Ne göreceğim hakkında çok da bir fikrim yoktu. Sosyal medyada birkaç kez Beytüşşebap’ın bahar aylarındaki görüntüsüne rastlamıştım. Bakir, el değmemiş dağlar ve ovalar çok güzel duruyordu. Teşekkür etmek lazım o içeriği oraya koyana. Kesinlikle daha da güzeldi.
Gabar Dağında varillerce petrol çıkaran petrol kuyularını, toprağı biraz kazsan ardı arkası gelmeyen o kömür yataklarını görmek ayrı bir şaşkınlık daha yarattı bende. Zaten hiçbir zaman da anlam verememiştim yanıbaşında aynı coğrafyaya sahip olan Suriye’de Irak’ta deli gibi petrol çıkarken bizde çıkmamasını.
Ne işim vardı peki benim o dağlarda? Vazife gereği gittim. Ülkesi için çalışan bir mühendis olarak oradaydım. Fazla ayrıntıya gerek yok.
Bu yazıyı bende oluşan farkındalıkların az da olsa sizde de oluşması için yazıyorum. Dağlar çok güzel arkadaşlar. Sadece Şırnak’ı gördüm ama tüm Güney Doğu Anadolu’nun çok güzel olduğuna eminim. Çok güzel ve çok zengin topraklar. İsviçre’de aynı dağları ve aynı doğayı deli gibi pazarlıyorlar. Emin olun Gabar’ın, Cudi’nin Alpler’den aşağı kalır yanı yok. Vadedilmiş topraklar…
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bölgeyi terörden temizlediğine gözlerimle şahit oldum. Postal izlerinin her yerde olduğu, tüfek seslerinin yankıladığı o dağları görebildiysem eğer ülkem, askerim ve mühendisim sayesindedir.
Son olarak bu lanet olası terörden en çok etkilenmiş halkın, terörün sözde haklarını savunduklarını söyledikleri Kürt halkı olduğunu da gözlerimle gördüm. Direkt o insanların ağzından dinledim. Allah o günleri göstermesin. Allah onların eline düşürmesin.
Orada gözü olanlar bilsin ki o dağlar benim. O dağlar bizim. Şırnak, Hakkari, Batman, Muş, Bitlis, Şanlıurfa, Diyarbakır, Kilis daha saymadığım cennet vatanımın bütün şehirleri benim. Atalarımın, şehitlerimin, gazilerimin ve bana bu toprakları bırakmış bedel ödemiş herkes için söz veriyorum. Ne olursa olsun en önde olacağım. Bu ülke için çabalamaktan asla geri durmayacağım. Daha çok çalışacağım ve daha çok üreteceğim. Ve olurda ülkemin bir karış toprağını isteyecek olan olursa karşısında duracağıma yemin ediyorum.
Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur!
Ahmet









Burak Emir Çelebi için bir cevap yazın Cevabı iptal et